26 Mayıs 2015 Salı

Öncelikle dizimizin ana konusuna değinelim ve bu bağlamda ele alalım.

En büyük hayali bir gün, başarılı bir modacı olmak olan Öykü, küçük bir mahallede anne ve erkek kardeşiyle birlikte yaşayan çalışkan bir üniversite öğrencisidir. Öykü, en yakın arkadaşı Burcu'nun abisi Mete'ye lise yıllarından beri aşıktır ve duygularını uzaktan uzağa yaşamaktadır. Mete, ünlü bir inşaat mühendisidir ve en yakın arkadaşı, ortağı, bekâr çapkın Ayaz Dinçer'dir. Abisinin, mahalleden arkadaşları Şeyma ile yakınlaştığını gören Burcu, abisi ile Öykü'nün arasını yapmak için, bir paket çikolata iş yerine gönderir ve Öykü'den Mete'ye diye ekler. Bunu engellemek isteyen Öykü, iş yerine gider ve aslında çikolataları Ayaz'a gönderdiğini söyler. Ayaz ile Öykü arasında bir aşk oyunu başlar. Ayaz'la Öykü arasındaki bu oyun zamanla aşka dönüşürken, Mete'de Öykü'ye yavaştan yavaşa aşık olur. Öykü bu aşk oyununda kendine dostlar kazanırken, Şeyma gibi bazen dost bazen düşman dostluklar da edinir.


Hikâyemiz, temelinde arkadaşlık ve aşk kavramlarına dayalı olan bir Kore dizisinden esinlenmiş.  Arkadaşlığın içinde aşkın nasıl yer aldığını, kişiye nasıl kötülükler yaptırabileceğini bize değişik yöntemlerle sunuyor.

Dizi ne kadar uyarlamasa da olsa, sunduğu entrikalarla yerli yapım olma özelliğini oldukça koruyor.

Bu diziyi izlenir kılan şey aslında Ayaz'ın Öykü'ye duyduğu aşk. Ona yaptığı jestler, sürprizler, incelikler. Diziyi izleyen her genç kız kendi Ayaz'ının hayal etmektedir.

Dizi de ne kadar Öykü ön plana çıkarılsa da, Öykü'nün sakarlıkları ,en ufak şey de Ayaz'a yüklenmesi biz dizi severlerini deli ediyor.

Bizler, Öykü'nün de aşkına inanmak istiyoruz, ama Öykü hep bir eksik kalıyor. Öykü, bazen o kadar saçmalıyor ki Ayaz'ın onun yüzünden kendi işini yapamıyor. Ayaz'ın uzun zamandır işe gittiğini göremedik. Ayaz'ı çalışıyorken görmek istiyoruz. Kaynak: fragman

Kendi ayakları üzerinde durmaya çalışan Öykü'nün, Ayaz'ın anne ve babası yanında çalışması, işe çoğu zaman gitmemesi de Öykü de hayal kırıklığı yaratıyor.

Öykü'nün biraz daha sakin, biraz daha olgun olmasının vakti geldi, biraz daha başkalarına yüklenmeden kendi ayakları üstünde durabilmeli.

Dizideki yan karakterlere baktığımızda, Şeyma'ya herkesin haksızlık yaptığını düşünüyorum. Özellikle Mete'nin Işıl'la yaklaşması Işıl'ın iki hafta önce sevgilisiyle buluşması ve bu kısmın unutulup devamlı Mete'yle sahne yazılması çok ilginç.  Işıl karakterinin ekrana yansıyan en kötü yanı dişleri.  Genç oyuncunun sarı dişleri oldukça rahatsız edici.

En sevdiğim çift ise Burcu ve Emre. Emre on parmağında on marifet olan bir çocuk. Gitar çalıyor, şarkı söylüyor, okula gidiyor, taksicilik yapıyor, futbol takımı yönetiyor. Burcu ise doğuştan şanslı olanlardan ve bazen hayat dersinin Emre'den almak zorunda kalıyor. Emre'nin bir kız kardeşi gelmişti ama bir kaç bölümdür o da yok, unutuldu galiba.

Dizinin gençlik dizilerinde bir çığır açtığı gerçek, ekrandan güzel kızlar güzel erkekler, aşk, romantizm görmeyi seviyoruz. Bizi kasmayan rahat yapımlar izlemek istiyoruz. Bu da yaz sezonunda yeni Kiraz mevsimlerinin eklenmesine sebep oluyor.

Bu yapımlardan hangisi kışa çıkar, hangisi Öykü-Ayaz aşkının yerini alır bekleyip göreceğiz.

Yazar: Serpil DAĞÇAYIR

Bir Cevap Yazın

Konulara abone olun | Yorumlara abone olun

Yeni Konular

Blogger tarafından desteklenmektedir.

© 2012 Dizi Oyuncuları, Fragmanları, Diziler, Dizi Haberleri Ve Güncel Haberler | Powered by Blogger